Öğretim Üyelerimiz Van’da Karayosunlarını Araştırdı

24 Mayıs 2019 Cuma - Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü - 485 kez okundu

Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Kırmacı ve beraberindeki ekip, 10-14 Mayıs 2019 tarihlerinde karayosunlarını araştırmak üzere Van ve çevresinde çalışmalar yaptı.

Prof. Dr. Mesut Kırmacı başkanlığında Prof. Dr. Hatice Özenoğlu, Doç. Dr Metin Armağan, Öğr. Gör. Gözde Aslan ve Öğr. Gör. Emre Ağaca, karayosunlarını araştırma çalışmalarını başarıyla sonlandırdı. Üniversitemizce desteklenen bir proje kapsamında 5 kişiden oluşan ekibiyle Van ve çevresinde araştırmalar yapan Prof. Dr. Kırmacı, "Karayosunları yaşayan bitkilerin içerisinde en ilkel formlar olarak bugüne kadar hayatlarını devam ettirmişler. Üniversitelerimizin akademik gündemine biraz geç girmiş bir konu. Dolayısıyla 1985 yılında ilk yüksek lisans tezine rastlıyoruz. 1829 yılında ilk karayosununun kaydının verilmiş olmasına rağmen 1970'lerin ortalarına kadar bu konuyla alakalı olarak yabancı araştırıcılar çalışmışlar. Tabi ki hal böyle olunca 1985'ten günümüze kadar geçen süre içerisinde Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu gibi İç Anadolu’nun  bir kısmı gibi karayosunları açısından çalışılmamış çok sayıda alan kalmış. Dolayısıyla çalışmalar hem hocaların bulundukları üniversitelere, hem de daha kolay ulaşılabilir yerlere yoğunlaşmış. Bu bölgede floristik anlamda yapılmış bir çalışma yok. Bölgenin, Karayosunları çalışmaları bakımından oldukça bakir olduğunu düşünerek çalışmalarımızı Van ve çevresinde yoğunlaştırdık.” diye konuştu.

"Karayosunları çok fazla bilinen bir grup değil" 
Prof. Dr. Kırmacı, Karayosunlarının çok fazla bilinen bir grup olmadığını ifade ederek akademik çevre dışında bu bitkilerin çok fazla bilinmediğini söyledi. Ülkemizde toplam bin kadar türü olduğunu ve bunun çok da azımsanacak bir rakam olmadığını dile getiren Kırmacı,   “Bu rakamın bin 200'lere kadar da çıkmasını bekliyoruz. Yani 12 bin tane çiçekli bitki türümüzün yaklaşık yüzde 10’u kadar da karayosunlarının olabileceğini tahmin ediyoruz." dedi. 

“Karayosunları, ekonomik olarak az ama ekolojik olarak önemli organizmalardır”

Karayosunlarının, çiçekli bitkilere göre ekonomik değerinin az olduğunu fakat ekolojik açıdan çok değerli bitkiler olduğunu belirten Kırmacı,  “Bugün eğer bir toprak oluşumundan bahsediyorsak, dikenlerden sonra gelen canlılar olması açısından toprak oluşumuna katkı sağlaması açısından Karayosunları gerçekten önemli organizmalardır. Bu anlamda baktığınız zaman birçok organizmaya besin ve barınak sağlıyorlar. Ülkemizde ekonomik değeri az olmakla birlikte kuzey bölgelerde ekonomik olarak da kullanılan türleri mevcuttur." dedi. 

“Van Gölü çevresi Karayosunları açısından fakir”
Van Gölü ve çevresinin habitatların az olması nedeniyle Karayosunları yönünden fakir olduğunu ifade eden Kırmacı, uzunca süre çalışmalarına rağmen toplayabildikleri takson sayısının dört olduğunu söyleyerek çalışma yaptıkları alanda bu sayının 10'u geçmeyeceğini vurguladı. Prof. Dr. Kırmacı, Van Gölü çevresinde de tahminlerime göre 70-80 kadar türe ulaşacağız. Bu sayının az olmasındaki temel neden biraz önce ifade ettiğim gibi farklı habitatların az oluşu. Çünkü karayosunları çiçekli bitkilerle rekabete girmezler onları supsurat olarak kullanırlar. Batı Anadolu’da deniz seviyesinden başladığınızda farklı vejetasyon katkıları vardır. İşte maki görürsünüz, garig görürsünüz, kızılçam, karaçam toplulukları sedir toplulukları ardıç ve supalpinik bölgeye çıkarsınız. Derin vadiler, su kenarları bunların hepsi farklı habitat oluşturduğu için bizim bitkilerimizin çeşitlenmesini sağlar. Oraya baktığınızda Van Gölü'nün güneyine bakan kısımlarda birazcık meşe toplulukları var doğal olarak. İşte bizim için habitat olan göl çevresi, zaten muhtemelen gölün içerisinde bulunan tuzdan dolayı neredeyse karayosunu yok denecek kadar az. Dolayısıyla Van Gölü bize karayosunu açısından böyle bir görüntü sundu." diye konuştu.

Haberin Videosu İçin Tıklayınız

 Adnan Menderes Üniversitesi - Bilgi İşlem Daire Başkanlığı - Web Tasarım Geliştirme Grubu